Dünyamız hızla kararmakta acılar, sancılar alabildiğine çoğalmakta, dert ve ızdıraplar günden güne insanımızı ve insanlığı kuşatmaktadır. Yalanlar ve yılanlar olanca gücü ve şirretliği ile hala insan kalabilen yanlarımızı tahrip etmekte. Dünyanın gidişatından, insanlığın insani taraflarının tahrip edilmesinden, inançlarımızın, ölçülerimizin günden güne yara almasında elbette kötü düşüncelere yönelmiş yüzsüz ve yüreksiz beyinlerin payı çok büyük.Ancak bütün suçu kendi dışımızdakilere ve düşman bir çevreye bağlamak da akıl karı değildir. Kadın nasıl olmalıdır sorusunun cevabı;akıl, haya ve ebedi hakikat nasıl olması gerektiğini istiyorsa öyle olmaktır. Kadın tesettüre önem verdiği kadar tevekkül ve tefekküre de önem vermelidir. Kadında olması gereken üç haslet vardır. tevazu, terbiye ve teslimiyet. İnattan itaate giden çizgide billurlaşan ve bu saflık ve berraklıkla kabire kadar gitmeye karalı kadın;uyanışın, umudun ve kendini buluşun sevincini ve seviyesini de yüklemiş olacaktır.kadın; nefsini her türlü yabani ve yanlış isteklerden arındırarak ve uzak tutarak, aklını ve ahlakını ak ve berrak bir anlayışla olgunlaştırmalı.Herkese, başta kadınların kendisi olmak üzere hepimize büyük görevler düşüyor. Rotasını ihtiraslarına göre değil de, inançlarına göre ayarlaması öğütü verilmelidir. Birbirini yemekten başka marifeti ve meziyeti olmayan ufuksuz ve mihrapsız insanlardan uzak durması, gittikçe daha çok kabalaşan ve kabahat işleyen anlayışı devam ederse madde planında bittiği gibi mana planın da tükeneceğini farkında olmalıdır.
Erkeklere eşitlenmeye değil, ezeli ve ebedi varlık tarafından kendisine hediye edilen hakları koruma ve yükseltme gayreti içinde olmalı.
Sonuç; Biz kadını sadece kendini değil, insanlığı da kurtarmaya çağırıyoruz, insanlığın anası olarak. İnanıyoruz ki kadın kurtulduğu zaman tüm insanlık içine yuvarlandığı buhran ve kriz dalgalarından kurtulacaktır.