Fikir Haber Güncel Haberler, Son dakika haberleri Guncel Haberin Yeni adresi..
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading ... Loading ...

Erkan 25 yaşında, ortaokul diplomasını(Realschulabschluß) sonradan almış, meslek okulunu bitirmiş, satış yapan her yerde çalışabilir, işsiz kalma korkusu yok. Maşallah ne güzel diyeceksiniz ama oğlan çalışmıyor ki! Neden diye sorarsanız: Arkadaşlarıyla geziyor, eğleniyor, işsizlik parası (yani yardım parası) alıyor. Öğlen ikindi gibi uyanıyor, sabahlara kadar geziyor! Parası olduğunda hiç evde durmuyor, sürekli partilere, barlara gidiyor. Kız arkadaş ediniyor, dışarıda alkol içiyor. İşsizlik parasını ayın ortasında bitiriyor, sonra annesinden, babasından, ağabeyinden para koparmaya çalışıyor! Kuvvetli genç bir erkek her yerde sevilerek işe alınıyor Almanya‘da, hele bir de mesleği varsa!

Evlenmek mi? 25 yaşında ama 15 yaşındaki erkek çocuğundan daha ham. Hayatı elinden kaymış gibi durumlar yaşıyor hep. 12 yaşında sigara içmeye, 15 yaşında da arkadaşından heveslenerek uyuşturucu hapı yutmaya başlamış. Bir işe konsantre olamıyor, planlamayı beceremiyor, çok da unutkan…Yıllardır uyuşturucu hap yutmasının tesirleri…Geleceğe dair planları yok, çok da yalan söylüyor. Yaklaşık 2 bin Euro uyuşturucu borcunu da yüklemiş ailesinin başına. Ailesi sıkıysa ödemesin o parayı, intikam almayı bilir o çeteler.
Yok, öyle zannettiğiniz gibi sokak köşelerinde bakımsız oturan gençlerden değil. Görseniz, iyi bir aile çocuğu, maşallah, dersiniz. Bakımlı, düzgün giyiniyor. İnsanların duygularını kullanarak bir şeyler elde etmeyi iyi öğrenmiş.
Meslek eğitimini de, ona acıyan şefkatli hanım patron sayesinde bitirebildi… İşe sürekli geç gidiyormuş!

ERKAN DİNDAR YETİŞTİRİLSEYDİ BÖYLE OLMAZDI DİYECEKSİNİZ! AMA ERKAN HACI AMCANIN OĞLU!
Erkan çocukluğundan beri babasıyla camiye giden bir erkek. Annesi tesettürlü, çocuklarına Allah’ın gazabını, cehennemi anlatan, namaz kıldınız mı diye sertçe hesap soran bir anne…Tipik bir Almanyalı Hacı Ailesi. Namaz kıl, oruç tut, dini vecibeleri zorla yaptır, 32 farzı, imanın şartlarını, İslam’ın şartlarını ezberle. Yalan söyleme, zina etme, büyüklere saygılı ol. Böyle „dindarlık“ olmaz ki. Başbakanımızın „dindar nesil yetiştirme“ planı, böyle taklitci dindarlığın önüne geçebilmek içindir!

ERKAN’IN AĞABEYİ…
Erkan’ın ağabeyi mesleğinde düzenli çalışıyor, uyuşturucu kullanmıyor, ailesini kurdu. Erkan neden böyle oldu diyeceksiniz? Yanlış soru. Erkan’ın ağabeyi neden böyle düzgün olabildi diye sormalıydınız. Çünkü bu türdeki sert aileden ancak ERKAN TİPİNDE tembel ve dinini sevmeyen çocuklar türer. Anne babaları zorla namaz kıldırıyorlar, İslam’ı sevdirmesini bilmiyorlar ki. Erkan’ın ağabeyi KENDİ KENDİNİ YETIŞTİRDİ. Disiplinli düzenli dürüst olmayı kendisi seçti. Ailesi onu öyle yetiştirmedi, o Almanya’daki sisteme uydu.

ERKAN’I KURTARMA OPERASYONU…
Erkan’ın ağabeyi Erkan’la uğraşmaktan, dil dökmekten bıkmış. Erkan’ın babası güzelce sakince nasihat vereyim derken bile sinirleniyor, kolay değil. Erkan verdiği sözde durmuyor, dürüst değil. Her şeyi yapmacık. Ama sorunları başkalarının yüzünden yaşıyor zannediyor.
Ailesi, Erkan kötü arkadaş çevresinden uzaklaşsın diye çok uzak bir yere taşındı. Erkan yine kendisi gibi arkadaşlar buldu. Ailesi Erkan’a ne kadar iyilikle muamele ederse, onları o kadar istismar ediyor. Ailesinin sabrı taştığında ise, onları hiç dinlemiyor.

Yaklaşık 4 sene evvel Erkan’ın annesiyle telefonda görüşüyordum. Yıllardır tanıdığımız bir aile olduğundan, bir iyilik yapayım dedim: „Teyze, Erkan’ı tanıdığım NURCU AĞABEY ile tanıştırayım!“
Erkan’a telefon açtım. Şükür ki ona telefon ile ulaşabildim. Telefona pek çıkmayan, daha doğrusu arkadaşları telefon açtıklarında telefona çıkan tiplerden. Aramızda şöyle bir telefon görüşmesi oldu:

Zehra: Erkan, seni tanıdığım bir ağabey ile tanıştırmak istiyorum. O ağabey çok iyi bir insan, çoğu Türk Erkeklerinden oluşan grupları var. Senin gibi birçok erkekle birlikte sohbet ediyorlar, geziyorlar, eğleniyorlar. Sizi buluşturayım, tanıştırayım.

Erkan: Yok istemiyorum. Sıkılırım ben orada.

Zehra: Sen de arkadaşlarınla gezip eğleniyorsun. Bu Türk erkekleri de gezip eğleniyorlar, güzel sohbetler ediniyorlar. Hiç sıkılmazsın, gerçekten. Senin gibi insanlar. Daha başka arkadaşlar da edin, onlarla da tanış, ne zararı var ki?

Erkan: Hayır, ben başka arkadaşlarla tanışmak istemiyorum. Ne yapayım yabancıların içinde?

Zehra: Sen şimdiki arkadaşlarınla da sonradan tanıştın, doğduğun günden beri onlarla tanışmıyorsun ki…

Erkan: Olsun, yeni arkadaş istemiyorum, bu arkadaşlarım bana yetiyor.

Zehra: Bak seninle bir anlaşma yapalım. Sen ağabeyle görüşmeye gel, eğer yok bu ağabey bana hiç sempatik gelmiyor dersen, bir daha hiç görüşme…Olur mu?

Erkan: İyi tamam hadi…

Erkan ile sohbetimiz daha uzun sürdü, çok dil döktüm, ama burada yazı uzamasın diye görüşmeyi kısaltıyorum. Erkan ile gün ve saat anlaşması yaptık. Ben öte yandan uzaktan tanıdığım Nurcu Ağabey’e telefon açtım. Durumları anlattım. Sağolsun çok anlayışlı davrandı. Siz merak etmeyin, ben onu arabamla gelir alır, bir şeyler içmeye götürür, sonra gezdiririm, dedi.

O gün geldi, ben ve Nurcu Ağabey görüşmeyi planladığımız yerde bekliyoruz. Bekliyoruz….Bekliyoruz…Ben mahcup olmaya başladım. Erkan ortalıklarda yok. Nurcu Ağabey uzaklardan arabayla geldi. Benzin harcadı, vaktini ayırdı…
Erkan’a telefon açtım:

Zehra: Bugün görüşme günümüzdü, seni bekliyoruz…

Erkan: Ben biraz gecikeceğim…

Zehra: Ne zaman burada olursun?

Erkan: 45 dakikaya kadar…

Zehra: İyi tamam, bekliyoruz…

Bekledik, bekledik, bekledik…Yaklaşık bir saat geçti aradan. Erkan yine yok ortalıklarda. Gecikeceğim, diye saygı duyup telefon mu açıyor zannediyorsunuz! Hayır. Biz ona telefon açıyoruz!

Yine telefon açtım…

Zehra: Erkan 45 dakikaya kadar geleceğim dedin. X Ağabey halen seni bekliyor, uzaktan geldi, seninle tanışmak için…

Erkan: Annem yemek yapmış, onu yedim. Şimdi çok yorgunum, gelmek istemiyorum…

Zehra: Oldu, sen bilirsin…

Nurcu Ağabey’e çok mahcup oldum, özür diledim. Biz elimizden geleni yaptık dedim.
Madem gelmek istemiyordu, neden söz verdi, kabul etti. Başına tabanca dayamadım ki illa tanış diye. Güzellikle ikna etmiştim. Hem gelmek istemiyorsa, 45 dakika sonra gelirim, demesine ne gerek vardı? Nurcu Ağabey Erkan‘ı 2 saat bekledi.
(Bu olayların özetini aklımda kaldığı kadar yazıyorum).

EN UYGUN TEDAVİ: İYİ AHLAKLI ARKADAŞLAR…
Erkan gibi vurdum duymaz, ahlakı bozuk bir genç için en uygun „tedavi“ iyi ahlaklı, dürüst Müslüman Erkek Arkadaşlar ile tanıştırmaktı. Ama Erkan istemedi, bizi oyaladı. Demek daha birçok imtihanlar yaşaması lazım. Aradan dört sene geçti. Erkan halen bekar, benimle kim evlenir ki diyor. Ama aslında „yakışıklı“. Yardımcı işçi olarak çalışıyor, kazandığını hemen harcıyor. Para biriktirebilmesi çok zor zaten. Maaşı da düşük.
Aslında, çocukları iyi ahlaklı gençlerle tanıştırma görevi ailesinin! Ama Erkan yanlış yollara sapmadan evvel yapılacaktı bu! Önceleri Erkan ve babası camilere gitmelerine rağmen böyle oldu! Camideki gençlerle pek ilgilenilmediğinden, ergenlik çağından sonra erkekler camiye uğramamaya başlıyor. Çünkü dini duygular içselleştirilmiyor. Din sevdirilmiyor. Hep taklidi imân. Taklit ederek namaz kılınıyor. Namaz kılmanın hikmetlerini, secdenin, rükunun, kıyamın…manalarını bile bilmiyorlar.

ALMANYA’DA TÜRK KIZLARI EVLİYA GİBİ, ERKEKLER EŞKİYA GİBİ…
İstisnalar var ama genelde durum böyle. Çünkü „dindar aileler“ dahi oğullarını iyi yetiştiremiyorlar pek. Almanya’da her yerde Nur Dersleri, ilim sohbetleri yapan yerler de yok. Bulabilen, haline şükretsin. Almanya’daki Türk Erkekleri genelde çabucak eğlence zina hayatına kayıp, tembel olduklarından, örnek olabilecek iyi ahlaklı ağabeyler de az sayıdalar. Akraba da olmadığından, etrafta sadece Almanlar ve yabancılar var. Almanya’daki Türk Kızları da aynı şartlar içinde, aynı zorluklarla yaşıyorlar. Ama buna rağmen Almanya’daki Türk Kızları bozulmadılar. Kızlar evliya gibi, erkekler eşkiya gibi…

ERKAN’I KURTARMAKTAN VAZGEÇTİM…
Artık Erkan’ı kurtarmaktan vazgeçtim. Ailesi oğullarını iyi yetiştirseymiş. Samimi sevgiyle (şımartan sevgiyle değil!) ilgilenselermiş. İbadetlerini zorla yaptıracaklarına, sevdirerek yaptırsalarmış. Allah herkesin hak ettiğini er geç veriyor. Allah c.c. hepimizden daha merhametli.

Nerede tembel şımarık, nefis perest, cahil Türk Erkeği görsem, evde oturup dizi seyreden anneleri aklıma geliyor…Tabii ki sadece anne suçlu değil…Babası da suçlu. Babası eğitimli zeki bir erkek olsaydı, eğitimli sorumluluk sahibi bir kızla evlenirdi. Hususiyetle taze güzel ev kızı arayanların akibetlerini çok gördük. Ne kadar dil döksek, bunlar yine eğitimli kızlara „ahlaksız feminist, yaşı geçmiş“ demeye devam edecekler. En iyisi mi susmak ve mutsuzluklarını izlemek…
(İstisna mutlu evlilikleri ve aileleri örnek vermenize gerek yok, ben genel durumlardan bahsediyorum)

Almanya’da iyi ahlaklı çocuk yetiştirebilmek için hem sosyolog, hem psikolog, hem samimi bir Müslüman, hem bir iyi arkadaş olmak lazım. Ayrıca çok kitap okumak, okuduğunu tatbik etmek lazım!

Erkekleri şımartmamak lazım! Erkek başıboş bırakıldığında, bir daha kurtarılamıyor!

Şükür ki son yıllarda Almanya’daki çeşitli cemaatler dindar erkek yetiştirmeyi önemsediler. Birçok büyük şehirlerde genç erkeklerle samimi şekilde ilgileniliyor. Milli Görüş, Diyanet, Süleymancılar, Nakşibendiler (vs.) ve bence en etkili şekilde NURCULAR bu konuyla çok ilgileniyorlar. Birçoğu para karşılıği almadan, Allah rızası için Türk Erkekleriyle ilgileniyorlar. Kaybedilen Türk Erkekleri çok sayıda, ama zararın neresinden dönülürse kârdır.

BAŞBAKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN „DİNDAR NESİL YETİŞTİRECEĞİZ“ SÖZÜNE GÖNÜLDEN KATILIYORUM!
Size Erkan Örneğini bu yüzden detaylı şekilde yazdım. Erkan güya dindar yetiştirilmeye çalışılmış. Dini vecibelerini zorla, veya taklit ederek yapmış. Ahlakı bozuk, yalancı ve dürüst olmayan birisi oldu. Şimdiye kadar birçok genç kaliteli bir din eğitimi alamadı ki. Türkiye’deki gazeteciler Türkiye’nin geçmişini, yasakları detaylarıyla anlattılar yazdılar. Burada tekrar etmeme gerek yok. Daha halen „Hangi İslam“ diye soruluyor. Her aile istediği İslam’ı yaşıyor zaten. Başbakanımızın sözlerinden anladığım şu: İslam’ın gerçek özü öğretilecek, sevdirilecek. O zaman zaten herkes ibadetlerini severek yapacak, iyi ahlaklı olacak. Kimseye namaz kıl, yalan söyleme, dürüst ol, denilmeyecek. Fatih Altaylı dünkü (7.2.2012) Teke Tek programında BAZI „dindar tecavüzcüleri, şeyhin çorabının kerametine inananları“ örnek veriyor! İste bu yüzden samimi dindar olanlar yetiştirilecek Fatih Bey! Böyle olmaması için! Neden konuyu saptırıyorsunuz? Teke Tek programındaki üniversite hocası olduğunu söyleyen kişi, sufilerin kıyafetini küçümseyerek eleştirdi. İlahiyat ve İslam Bilimleri okumadığından ne bilsin? Cahilce konuşuyor. Sufiler, kıyafetlerini hadislere dayanarak „Resullah’ı örnek alıyoruz, sade giyiniyoruz“ diyorlar! Daracık kot pantolon giyinmek mi islami? Dindarlık standardını soranlar oluyor. Benim fikrime göre dindar insan: Vicdanlı, kişilikli, bilinçli, bilgili, kültürlü insan. Her şeyini ölçülü yapan, kimseye zarar vermeyen, faydalı insan…

Ali Bulaç Ağabey de çok güzel cevap vermiş: “Madem ki devlet dindar gençlik yetiştirmeyecek; Atatürkçü gençlik de yetişmesin, komünist gençlik de yetişmesin.”

Not: „Nurcu“ kelimesini uygun bulmayanlar olacaktır mutlaka. Said Nursi Bediuzzaman da kendisini kendilerini Nurcu diye tanımlardı. Bunda rahatsız olunacak, kınanacak bir şey yok. Nurculuk en kısa tabirle ruhun, kalbin, aklın aydınlanmasıdır, cahilliğe karanlığa son vermektir. Bilimsel ve dürüst yazanlar orjinal terimleri kullanırlar. Birilerinin keyfi için tahrifat yapmazlar, taklit kelimeler kullanmazlar.

Zehra YAVUZ / Almanya /

Kaybak: Haber 7

Fikir Haber Güncel Haberler, Son dakika haberleri (Fikir Haber Güncel Haberler, Son dakika haberleri), Creative Commons Attribution 3,0 Amerika Birleşik Devletleri Lisansı altında lisanslanmıştır..Sitedeki bütün yazılar Fikir Haber Güncel Haberler, Son dakika haberleri'a aittir. izni olmadan ve kaynak belirtilmeden kesinlikle kullanılamaz. Fikir Haber Güncel Haberler, Son dakika haberleri.
Eklenme tarihi: 09/02/12 - 7:13
Kategorisi: Üst Manşet, Yazarlar
Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Bizi Takip edin

Yeni konular gunluk olarak mail adresinize gelsin:

Kitap Dünyası
Onemli Konular
Son Yorumlar
Fikir Haber Twitter
Linkler
Arşivler