Takvim, zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur. İnsanlar zamanı ölçerken, ölçü aracı olarak güneşi ve ayı kullanmışlardır.
Hicrî takvim Ay’ın hareketlerine göre zamanı hesaplayan ve 622 milâdi yılında, Server-i Ser Efendimiz (s.a.s.)’in Medine’ye hicretini tarihin başlangıcı olarak kabul eden takvimdir. Kur’ân-ı Kerim, mesajının tamamını ay takvimi esasına göre indirmiştir. Hicri Takvim ay takvimidir. Kur’an-ı Kerim’in içindeki açıklamalar Hicri Takvim düzenine göre, aylara göre düzenlenmiştir.
İçinden aldığımız bilgileri, uygulamaları ay takvimine göre yapıyoruz. Mesela, içinde bin aydan hayırlı bir gece olan, Kur’ân-ı Kerim’in de indirilişinin tamamlandığı gece, yine ay hareketlerine göre hesaplanmıştır, Miladi Takvime göre hesaplanmamıştır. Ramazan ayının son 10 gününde aranması Peygamber Efendimiz tarafından bize tavsiye edilmiştir.
Haccın ne zaman başlayacağı, temel ibadetlerimizden orucun ne zaman başlayacağı, hangi gece veya gündüzlerin diğer gecelerden üstün olduğu veya feyiz ve bereket açısından daha önemli olduğu hep Hicrî Takvim esasına göre belirlenmiştir.
Her ay “eyyamı bîyd” denilen 13.14.15’i Hicri Takvime göre hesaplanır, Miladi Takvime göre değil. O günlerde oruç tutmak çok sevaplıdır. Ramazan ayının başlangıcı Hicri Takvime göre hesaplanır, Miladi Takvim’de yoktur. Her sene değişir.
Haccın başlangıcı Zilhicce ayı yine Miladi Takvim’de yoktur. Hicri Takvime göre hesaplanır. Bütün Kur’an-ı Kerim mesajları Hicri Takvime göre düzenlenmiştir.
Sevdiğimiz insanların, doğum yıldönümlerinin Hicrî Takvime göre idrak edip kutlamanın ve dualarımızı, hediyelerimizi o günlerde arttıralım. Belki bundan sonra doğacak olan evlatlarımızı da Hicri Takvime göre doğum tarihlerini yazıp o tarihlere göre anılmalarını da vasiyet edeceğiz ki, inancımıza uygun şekilde ibadetlerimizi yapmamıza fayda sağlayan Hicri Takvimin hayatımızda ne kadar önemli bir yeri olduğu idrak edilsin.
Muharrem ayı hicrî senenin birinci ayı, 26 Kasım 2011 günüde Muharrem ve hicrî senenin birinci günü. Hicrî takvim, Müslümanların dinî bakımdan çok dikkatle takip etmeleri gereken bir takvimdir.
Muharrem ayının, yeni hicrî senenin ve Cuma gününün Müslümanların zulümden, kahırdan, baskıdan, elemden, haksızlıklardan kurtulması, maddî, manevi musibet ve felâketlerden, semavi, arâzî afetlerden mahfuz olmasına.
Bütün insanlığın iyiliğini isteyerek, hepsinin imana gelmesi, Müslüman olması, Allah’ın sevdiği kullar olması, sevdiği yolda yürümesi, ahret saadetini kazanmasına.
1433 Hicrî yılı ve bundan sonra gelen yılların ÂLEM-İ İSLÂM için, bütün İnsanlık için hayırlı olmasını dilerim.